BASIN AÇIKLAMASI


Yeni Hükümet kabinesinin Başbakan adayı tarafından Meclise sunulması ile birlikte bazı sosyal medya platformlarında yaratılmaya çalışılan "Kuzey Makedonya’da Türk siyasi partileri Türk bakana karşı mı çıkıyor?" algısına binaen aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı doğmuştur:
Kuruluşu, programı ve vizyonu soydaşımızın en üst düzeyde temsiliyetini sağlamak, hak ve hukukunu korumak olan partimizi bölücü ve aslı, astarı olmayan ithamlarla zan altında bırakmaya çalışmak hangi gerçeklikle bağdaşmaktadır?
Gazeteciliğin 5N 1K prensibinin hiçbir belirtisini taşımayan bu gibi haberlerin bu şekilde servis edilmesi, soydaşımız arasına nifak tohumları ekmekten başka bir amaç taşımamaktadır.
Türk Demokratik Partisi olarak her seçim sonrasında hükümetler oluşturulurken Türklerin en üst düzeyde temsilini sağlamak adına azami gayret göstermiş ve bugüne dek ülke genelinde bakanlık dahil, birçok önemli kurumun başına soydaşımızın tayinini gerçekleştirmişizdir.
Hükümetleri, seçimlerde yarışmış ve kazanmış olan siyasi partiler kurmaktadır. Zaman zaman bunun istisnaları olmakla birlikte, esas kaide budur.
Ülkemiz siyasi anlaşmalar veyahut siyasi anlaşmalar neticesinde oluşturulan hükümetler tarafından yürütülmektedir. Bu gerçeği gözardı etmek, körlükle eşdeğerdir.
Ekim 2021 Yerel seçim sonuçlarından sonra başbakan istifasını sunmuş ve yeni Hükümet kurma süreci başlamıştır.
Sürecin tamamında birçok defa siyasi parti liderleri ve Hükümeti kurmakla yetkili Başbakan adayı ve heyeti ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Görüşmelerde Makedonya Türk'lerinin Hükümet ve kurumlar nezdinde temsili, tek seçim birini modelinin hayata geçirilmesi ve soydaşımızın yaşadığı bölgelerdeki altyapı çalışmalarının hızlandırılıp hizmetlerin tamamlanması üzerine yapmış olduğumuz çalışmalar sunulmuş, istikrarlı ve gelişmiş bir ülke olma yolunda bu adımların bir an önce atılması ve sonuçlandırılması zorunluluğu paylaşılmıştır.
Görüşmeler olumlu ve belli bir siyasi etik ve anlaşma çerçevesinde ilerlerken, ne yazık ki birileri yine kişisel hırslarına yenik düşmüş ve kendi menfaatlerini halkın üstünde görüp, farklı kanallar kullanarak kendilerini belli makamlara tayin ettirme çabasına düşmüşlerdir. Ve ne yazık ki yine birileri bu girişimlere, yaptıkları haberlerle, verdikleri demeçlerle çanak tutmaya çalışmışlardır.
Siyasi etikten ve siyasi ahlaktan uzak bu gibi girişimlerin soydaşımıza vermiş olduğu zararı görmemek, görmek istememek veyahut buna benzer önceki girişimlerin sonuçlarını görmezden gelmek ancak ve ancak "makam müptelalarının makamsız kaldıklarında segileyebilecekleri hainlik" kelimesi ile ifade edilebilir.
Ülkemizde siyaset, bağlantılar, lobiler hiçkimsenin tekeli altında değildir.
Seçim, demokrasinin nişanalerinden biridir ve aslolan milli iradedir.
Türk Demokratik Partisi olarak 30 yıldır siyaset sahnesinde soydaşımızın sesi ve temsilcisi olma gayesinden şaşmadık ve şaşmayacağız. 30 yıldır halkımızdan almış olduğumuz destekle her seçimden birinci parti olarak çıkmayı başardık.
Son seçimlerden de galip çıkmış bir parti olarak Hükümetin kurulması aşamasında söz sahibi olmamız ve belli görevlere atanacak olanların parti organlarından onay alıp atanması, bizim demokrasi ve siyaset anlayışımızın bir gereğidir. Dolayısı ile halkımız bize hükümet olma tevecühünü gösterdiği müddetçe biler bu kutlu yolda onların hizmetinde olmaya devam edeceğiz.
Ve belirtmek isteriz ki,
Zamanında hayalini bile kuramayacakları makamlara atamış olduğumuz bazı bireylerin, bu topluma ne denli zararlar ettiklerini, zamanı geldiğinde tarih muhakkak ki gözler önüne serecektir.
Açıklamamızın başında da dile getirmiş olduğumuz gibi, Türk Demokratik Partisi programı, vizyonu, ilke ve prensipleri doğrultusunda, milli irade ışığı altında soydaşımıza hizmet etme yolunda mücadelesinden şaşmayacak ve bu topraklarda Türk kimliğini ilelebet en üst düzeyde ve temsilde yaşatmaya devam edecektir.